Son Düşünceler

En son yazılandan ilk yazılana bütün özgün yazılar · 226 yazı

Arşiv
Özgün Düşünce

Cinsel birleşmenin sinirbilimsel boyutuna dair bazı tezlerimden bahsetmek istiyorum. Cinsel kavramlar biraz çok kullanılacaktır lakin bu kavramlar cinselliği laçkalaştırmak için değil, bilimin henüz keşfedemediği nörobiyolojik durumlara ve olaylara ilişkin kendi tezimi ortaya koymaktır.

Öncelikle sinirbilimde beyin dediğimiz yapının halen daha keşfedilmemiş hayli bölümü bulunmaktadır. Prefrontal korteks, amigdala, limbik sistem, nörotransmitterler, hormonlar vs. açıklanmış olsa da halen daha gizemini koruyan iki örnek vermem gerekirse; yüzyıllardır üçüncü göz denilen epifiz bezi ve bilincin nasıl olduğu halen daha açıklanamamaktadır.

Benim sinirbilimin ve psikoloji alanının; cinsellik ve namus ile ilişkili taraflarına dair tezimi anlatacağım.

Herkesin bildiği üzere kadınlarda vajina, boşaltım sistemi ile ilgilidir. Bunun yanı sıra cinsel ilişkinin yaşandığı ana noktadır ve insan canlılığının sürmesi için doğurganlığın son aşamasıdır. Çünkü döllenmiş yumurta 8-9-10 ay sonra bebeği vajina sayesinde dünyaya getirmektedir.

Benim, bilimin henüz fark edemediği noktayla ilgili tezim ise, vajinanın etrafına enerji ve his yaymasıdır. Yani vajina, bir kızın ergenliğe girmesiyle (daha küçük yaşlarda da bu aktif halde olabilir) etrafına enerji ve his yayar.

Erkeklerde ise bu penis bölgesinde gerçekleşmektedir. Ayrıca erkekler arzu ve şehvet hislerini çoğunlukla vücudunun çeşitli bölgelerinde hissederken, bunun kaynağı penistir. İki karşı cins cinsel ilişkiye girdikleri sırada kadının vajinasından ve erkeğin penisinden yayılan his ve enerji, birbirleri ile buluşur, tepkimeye...

Özgün Analiz

Kitap okumak insanı daha zeki yapmadığı, kitap okuyan herkesin zeki olmadığı ve her zeki insanın kitap okumadığı gibi, kitap okumamak da insanı cahil yapmaz.

Düşünmek, merak etmek, sorgulamak, şüphe duymak, yorumlamak, değerlendirme yapmak, tespit yapmak, analiz etmek, çıkarımlarda bulunmak, düşünce ve fikir üretmek, hayal kurmak gibi her şey; duygusal, düşünsel ve zihinsel keşif ile doğruya ve gerçeğe ulaşmak için erdemli ve anlamlı olan, cehaleti kökünden söküp atan unsurlardır.

Ve bunlar insanı kitaplardan daha tepe bir noktaya çıkarır; çünkü bunlar bizimdir, bize aittir. Oysa kitaplar, başkalarının düşüncelerini beyne tıka basa doldurmaktan farksızdır. İnsan kendi aklının ekmeğini yiyorsa cahil değildir. Kitap insanı entelektüel yapabilir ancak bu, bilgi hamallığından ve malumatfuruşluktan başka bir şey değildir.

Düşünün. İyiye, doğruya ve güzele başkalarının kanaat ve takdiriyle değil, kendi düşüncelerinizle ulaşın. Başkalarının peşinden gitmek yerine kendi yolunuzdan ilerleyin.

Özgün Analiz

Kitap okumak insanı daha zeki yapmadığı, kitap okuyan herkesin zeki olmadığı ve her zeki insanın kitap okumadığı gibi, kitap okumamak da insanı cahil yapmaz.

Düşünmek, merak etmek, sorgulamak, şüphe duymak, yorumlamak, değerlendirme yapmak, tespit yapmak, analiz etmek, çıkarımlarda bulunmak, düşünce ve fikir üretmek, hayal kurmak gibi her şey; duygusal, düşünsel ve zihinsel keşif ile doğruya ve gerçeğe ulaşmak için erdemli ve anlamlı olan, cehaleti kökünden söküp atan unsurlardır.

Ve bunlar insanı kitaplardan daha tepe bir noktaya çıkarır; çünkü bunlar bizimdir, bize aittir. Oysa kitaplar, başkalarının düşüncelerini beyne tıka basa doldurmaktan farksızdır. İnsan kendi aklının ekmeğini yiyorsa cahil değildir. Kitap insanı entelektüel yapabilir ancak bu, bilgi hamallığından ve malumatfuruşluktan başka bir şey değildir.

Düşünün. İyiye, doğruya ve güzele başkalarının kanaat ve takdiriyle değil, kendi düşüncelerinizle ulaşın. Başkalarının peşinden gitmek yerine kendi yolunuzdan ilerleyin.

Özgün Düşünce

Para boş muhabbettir; boş insanların boş bir uğraşı, kalitesiz insan göstergesidir. Paranın boş bir şey olduğuna dair benimle aynı düşünceyi taşıyan tek insan, zamanında yarışma programlarına çıkarak birçok insanı trollerken tanıdığımız Korcan Cinemre. Bir videosunda paranın boş muhabbet olduğunu söylemişti.

Para için yaşamak; parayı arkadaşlıkta, sevgililikte, evlilikte ya da herhangi bir yerde ve konuda kriter hâline getirmek, para hırsı beslemek, paraya değer vermek, zenginlere sırf parası var diye saygı duymak, çok para için çalışmak ve zenginlik hayali kurmak çok yanlıştır; boş insanların hareketleridir. İnsan kendi parasını kazanmalı; hayatını idame ettirecek, bir miktar eğlenebilecek, istediği basit ya da ortalama şeyleri alabilecek kadar para kazanmalıdır. Fakat parayı hayatının merkezi hâline getirmemelidir. Para kazanmanın peşine düşmek, sürekli "Nasıl daha çok para kazanırım?" diye düşünüp kafada kurmak doğru değildir.

Ancak hayat insana daha çok para kazanma ihtimali sunduğunda, insan bunu değerlendirmelidir. Örneğin yeni bir iş yeri açıp ticaret yapıyorsunuz. Bu iş size hayatınızı idame ettirecek kadar para kazandırıyor, bir miktar eğlenmenize de olanak sağlıyor (eğlenmeyi de hayatı idame ettirmeye dâhil ediyorum). Bu iş yerinden "Daha çok nasıl para kazanırım?"ın peşinden gitmek, bunun için zaman harcamak ve sürekli iş düşünmek yanlıştır. Para kazanmak ve daha çoğunu elde etmek şöyle olmalıdır: Aradan birkaç yıl geçer, iyi...

Özgün Düşünce

Evet, bu doğru. Zeki insanlar sistemdeki sorunları ve yanlışları kolayca tespit edebildikleri için sistemin içine dâhil olmak istemeyebilirler. İnsanların noksanlıklarını fark ederler ve o insanlardan uzak durmak isteyebilirler. Uzaktan güzel ve iyi görünen bir insanın ruhunu çirkin bulabilirler. Bu ve benzeri şeyleri zeki insan fark eder ve uzak durur. Ayrıca zeki insanların takıntıları vardır, çevrelerindeki insanlarla iyi anlaşamazlar. O sebepten, insanlara uyum sağlamakta zorlandıkları için genel olarak yalnızlığı tercih ederler.

Aslında gerçekten zeki insanlar, herkesin sevebileceği türden insanlardır; ancak ülkemizde bir hayli kıskanç, sorunlu, aşağılık kompleksine sahip, ahlaki ve manevi olarak çirkin, aptal insanlar olduğu için herkes tarafından sevilmezler. Dahası, zeki insanlar genel olarak da pek sevilmezler. Ortalamanın onları anlaması zordur. Ortalama insan, bir anlamda zeki insanın sahip olduğu yüksek ahlak anlayışına (çünkü ahlak, zekânın ön koşuludur) ve kapasitesine erişemediği için onu sevmez.

Ayrıca zeki insan, pek arkadaşlık kurabilme veya arkadaş canlısı olma yeteneğine sahip değildir. "Arkadaş canlısı olmak ahmaklara özgü bir davranıştır," demek acımasızca bir yaklaşım olur ancak genelde zeki insanlar arkadaş canlısı olmazlar. Fakat ben şunu düşünüyorum: Aslında "ortalama" denilen zekâ seviyesi de çok düşük. Yani ortalama zekâ seviyesi, ileri zekâ seviyesi civarında olmalı.

Özgün Düşünce

Aşkın metafiziğinin yazıldığı iki film var: Birincisi Léon: The Professional, diğeri A Beautiful Mind.

Bu iki film aşkı ve devamında aşkın doğurduğu sevgiyi nedensellik üzerine kurgulamaz. Bu filmlerin piyasaya çıkış döneminde ve özellikle de günümüz aşk ve aşkın yavaşça meydana getirdiği sevgiden bağımsız bir duygu durumunu yansıtır.

Léon, neredeyse hiçbir şey hissetmeyen, sadece işini yapan, ancak işini filmin dünyasında en iyi yapan, profesyonel bir suikastçıdır. Evine girerken bir iki kere gördüğü Mathilda'ya karşı tepkisiz kalır çoğunlukla. Mathilda'nın ailesinin yok edildiği sahnenin sonunda Léon'un, Mathilda'nın yüzüne açtığı kapı, filmin geri kalanına dair bir şimşek çakar. Çünkü zaten aşk da insanların yüzüne açılmış bir ışık gibidir ki bu sahne de ışık oldukça güzel kullanılmıştır.

Léon'daki aşk kavramı, bir kız çocuğunun kendisinden onlarca yaş büyük bir adama bir şeyler hissetmesiyle; neredeyse hiçbir şey hissetmeyen adamın kıza karşı korumacı davranmasıyla şekillenir. Kendi kurallarını çiğneyip Mathilda'ya çok şey öğretir. Silah kullanmayı, ateş etmeyi, dürbüne bakmayı, saklanmayı vs... Burada olan şey şudur: Mathilda, Léon'u bir dev olarak görmektedir. Çünkü kendisi küçücük, ufacık bir şeydir. Yaşı da 13 ya da 14 civarlarındadır. Bazı kesimler bu filmin pedofiliyle ilgili olduğunu söylese de bu, sığ ve yüzeysel bir bakış açısından başka bir şey değildir. Mathilda'nın aşkı, o yaşlarda akranlarıyla...

Özgün Düşünce

İnternet dünyasındaki her türlü videoyu arka planda, başka uygulamalarda takılırken ya da telefonun tuş kilidi kapalıyken de izletebilen bir uygulama. Bunun dışında hiçbir reklam görmüyorsunuz, ne bilgisayarda ne de telefonda. Bütün şifreleri tek bir anahtar kelimeyle bilgisayarda, tablette, telefonda kullanabiliyorsunuz. Birbirine senkronize oluyorlar. İnternetin hiçbir yerinde bir tane bile reklam göstermiyor.

Bazı sitelerde reklamsız üyelik satın alacağıma bunu kullanarak 0 lira ile yine reklamsız kullanıyorum. Kendi paralı VPN'i de var, bilgisayarda gizli sekmeyi Tor'la da açabiliyorsunuz, kendi yapay zekası da entegre durumda.

Yaklaşık 5 yıldır kullanıyorum ve memnunum. Chrome altyapısını kullansa da Chrome'un yerine tercih ediyorum.

Tavsiyemdir.

Özgün Düşünce

6 kere yatmış olduğum psikiyatri servisinden notlar:

Bir tanesinde benim yaşlarımda bir kadın vardı. Eşi Romanmış, kadın hamile kaldıktan sonra kadını karnından bıçaklamış. Sonra düşük yapmış.

Gece saat 11-12 civarlarında, herkes uyurken o geceleri ağlıyordu. Bir gün bunun açıklamasını şöyle yaptı:

"Bebeğim beni çağırıyor."

Bebeğini eline alamadan, onu sevemeden, onu öpemeden, onu koklayamadan kaybetti. Aradan uzun zaman geçmiş olmasına rağmen bebeğine duyduğu özlemi ve hasreti gözyaşlarıyla belli ediyordu.

Bir tanesinde bir teyzemiz vardı, hasta mıydı refakatçi miydi tam hatırlamıyorum, televizyona çıktı. Ülkenin çok popüler süpermarketlerinden birine girip dans etmiş hastaneye gelmeden önce, oynamış. Kameraya yakalanmış, sonra görevliler bunu haber ajanslarına vermişler. Bize "Televizyona çıkmışım" demişti. Biz de çok amaçlı salonda TV'ye bakarken haberde gördük, aynı o teyze. Hoşuma gitmişti bu durum.

Bir keresinde de oğlunun refakatçiliğini yapan bir abla vardı, her gün sohbet ederdik. Bir gün bana gelip dedi ki: "Sen insanların aynasısın" ve "Senin değerli bir yalnızlığın var." İnsanların aynası olduğumu biliyordum; ancak yalnızlığımın değerli olduğunu daha sonraları, düşünerek fark ettim. O abla nasıl fark etti bunu 1,5 haftada bilmiyorum.

İlk yatışımı zaten unutamıyorum. İki hafta içinde taburcu olmuştum. Doktorların uyguladığı tedavi iyi gelmişti. Bunun dışında ilk yatışımdan taburcu olduğum zamana dek o kadar çok gönül inşa ettim ki....

Özgün Düşünce

Hallac-ı Mansur, "Enel Hakk" diyerek çevresindeki topluluk tarafından, Allah'a şirk koştuğu düşünülerek infaz edildi. Enel Hakk'ın Türkçesi "Ben Hakk'ım", yani "Ben yaratıcıyım" idi. Ancak bu sözün hikmeti göründüğünden çok daha derin manalar içermekteydi.

Hallac-ı Mansur'un bu sözü söylemesindeki sebep, yaratıcı olduğunu iddia etmek değildi. Bunun anlamı, "Ben diye bir şey yok, ben Allah'ın bir tezahürüyüm; bende güzel bir şey görüyorsanız bu Allah'ın tezahürüdür, ben bir hiçim, ben yokum, Allah var, yani ben Allah'ım" demek istemişti. Bu, kendini aşmış olan Allah dostlarının söyleyebileceği türden, anlamı olan bir cümleydi.

Onun söylemek istediği şey, Hakk'ın dünyada, evrende, doğada, bir ağaçta, bir insan kalbinde, her yerde olduğuydu. Ve bütün bu evrendeki her şey O'nun göstergesiydi. İnsanlar da Allah'ın bir parçasıydı; çünkü Allah insanı kendi suretinden üfleyerek yaratmıştır. Hallac-ı Mansur "Enel Hakk" derken bunu kastetmiştir.

Çekmiş olduğum acılarla içime yöneldiğimde, bu sözün anlamını anlamış oldum. Yıllar önce biri bana bunları anlatsa oradan uzaklaşırdım. Ancak yaptığım içsel keşiflerin ardından şimdi size şunu gönül rahatlığıyla diyebilirim ki "Enel Hakk'ı" anlayabilecek insanlar dünya üzerinde çok az.

Özgün Düşünce

Kendisine saygısı olmayan insan, başkalarını manipüle etmeye çalışır. Alt tabaka olanlar, kolay manipüle edilebilenler değil, manipüle etmeye çalışanlardır.

Doğru bir zihin yapısına sahipseniz manipüle edilemezsiniz. Düşünmeyi seven ve her şeye dair düşünen bir insansanız manipüle edilemezsiniz. Sorgulamak yaşamınızın doğal bir parçası ise manipüle edilemezsiniz. Kronik şüpheciyseniz, şüpheleriniz bitmek bilmiyorsa manipüle edilemezsiniz.

Okumak manipüle olmayı engellemez. Manipüle edilmemek için yaşamı doğru okumak gerekir.

Saf olmak manipüle edilmeye açık olmak değildir. Saf olmak insanın kötülüğe yeteneğinin olmamasıyla ilgilidir. Karşıdaki insana kötülüğü yakıştıramamakla ilgilidir. Hem saf hem de zeki olmak mümkündür.

Salt zeka manipülasyonu ortadan kaldırmaz, ancak üst düzey bir akıl manipüle edilmenin önüne geçebilir. Aklı doğru kullanmak önemlidir. Geniş kapsamlı, her şeyi akleden bir aklın manipüle edilmesi zordur.

Manipüle olmak, bireyin elinde değildir bazen. Sinir sisteminiz var, hisleriniz var, psikolojiniz var. Bunlar değişkenlik gösterir ve bazen öyle bir anda karşınıza biri çıkar ki her şey tepetaklak olur ve manipüle oluverirsiniz.

Manipüle olmamak için bol bol düşünmeye özen gösterin.

Özgün Düşünce

Bazı insanlar doğuştan yalnızdır. çevrelerinde insan vardır ama onlarla anlaşamazlar, aynı dili konuşamazlar, senkronize olamazlar. Farklı olmanın bedelini doğuştan yalnızlıkla ödemişlerdir. Bilinç ve farkındalık seviyeleri yüksektir. Toplumun sahip olduğu ahlak anlayışının (ya da ahlaksızlığın) çok üzerinde bir ahlak anlayışına sahiptir. İncedir, hassastır, duyarlıdır. Ve kaçınılmaz olarak insanlarla anlaşamayıp acı çeker. Bu da yalnızlıktır. Ve bu insanları toplumun çok ama çok az bir kısmı anlayabilir. Anlaşılmak az bulunur böyle insanlar için. O yüzden anlaşılmayı seçerler. Herkes sevilebilir, ama herkes gerçekten anlaşılmaz.

Özgün Analiz

Fikrimce üç film içinde en iyi oyunculuğu yapan Marlon Brando.

En iyi oyunculuğun sergilendiği sahne ise Don Vito Corleone'nin düğünde odasına gelen levazımatçının Vito'nun kulağına eğilip bir şeyler söyledikten sonra, Vito'nun sol el parmağını yüzüne yakın tutması ve o sırada Vito Corleone'nin gözlerinin levazımatçıyı takip etmesiyle levazımatçının nerede durduğunu, kamera levazımatçıyı göstermeden de anlıyor oluşumuz; üçlemenin en iyi oyunculuğuydu.

Al Pacino ilk filmde muazzam oyunculuk yapmış. İkinci filmde ise Robert De Niro da bu oyuncular arasında hiç sırıtmamış. Hatta şunu söylemek yanlış olmaz: Biri Robert De Niro, diğeri Al Pacino olmak üzere sinema tarihinin en iyi iki oyuncusunun buluştuğu dört filmden en iyisi: The Godfather Part II.

Özellikle The Godfather'ın ilk filmini, sadece sinemanın en iyisi olarak değil, aynı zamanda bütün sanat dalları içerisinde en tepelere yerleştiririm. Bunun edebiyat versiyonu ise Karamazov Kardeşler. Her ikisi de aşmış iki sanatsal yapıttır ve bunların üzerine çıkmak inanılmaz zordur.

Kendim 12-13 yıldır kısa filmler çeken bir yönetmen olarak, kendi sanatıma en yakın film, The Godfather'ın ilk filmidir.

İkinci film teknik açıdan birinci filmden daha iyi olsa da, birinci film sanatsal anlamda üzerine çıkılmasının bir hayli zor olduğu bir filmdir.

Eğer üçüncü film, tıpkı birinci ve ikinci film arasındaki gibi, iki yıl süreyle piyasaya...

Özgün Düşünce

Fikrimce üç film içinde en iyi oyunculuğu yapan Marlon Brando.

En iyi oyunculuğun sergilendiği sahne ise Don Vito Corleone'nin düğünde odasına gelen levazımatçının Vito'nun kulağına eğilip bir şeyler söyledikten sonra, Vito'nun sol el parmağını yüzüne yakın tutması ve o sırada Vito Corleone'nin gözlerinin levazımatçıyı takip etmesiyle levazımatçının nerede durduğunu, kamera levazımatçıyı göstermeden de anlıyor oluşumuz; üçlemenin en iyi oyunculuğuydu.

Al Pacino ilk filmde muazzam oyunculuk yapmış. İkinci filmde ise Robert De Niro da bu oyuncular arasında hiç sırıtmamış. Hatta şunu söylemek yanlış olmaz: Biri Robert De Niro, diğeri Al Pacino olmak üzere sinema tarihinin en iyi iki oyuncusunun buluştuğu dört filmden en iyisi: The Godfather Part II.

Özellikle The Godfather'ın ilk filmini, sadece sinemanın en iyisi olarak değil, aynı zamanda bütün sanat dalları içerisinde en tepelere yerleştiririm. Bunun edebiyat versiyonu ise Karamazov Kardeşler. Her ikisi de aşmış iki sanatsal yapıttır ve bunların üzerine çıkmak inanılmaz zordur.

Kendim 12-13 yıldır kısa filmler çeken bir yönetmen olarak, kendi sanatıma en yakın film, The Godfather'ın ilk filmidir.

İkinci film teknik açıdan birinci filmden daha iyi olsa da, birinci film sanatsal anlamda üzerine çıkılmasının bir hayli zor olduğu bir filmdir.

Eğer üçüncü film, tıpkı birinci ve ikinci film arasındaki gibi, iki yıl süreyle piyasaya...

Özgün Tespit

Tipik televizyon formatı nedir?

  Televizyon, genellikle eğlence üzerine diziler üretir. Bir sinema filmi gibi felsefi ve estetiksel kaygı gütmez. İzleyiciyi televizyona bağlayıp mümkün olan en yüksek reytingi almak için uğraşır. İşte bir tutam aksiyon, bir tutam macera, bir tutam komedi, bir tutam aşk serpiştirilir üzerlerine. Prison Break, Lost, Supernatural, The Walking Dead, Fringe, The Vampire Diaries, Teen Wolf ve benzeri diziler alışılageldik, hormonlara hitap eden, her yaştan insanın izleyebileceği, herkese hitap eden tipik televizyon dizileridir. Bu diziler seyirciyi sadece eğlendirmek için üretilir. Yani entelektüel bir katkı gözetilmez.

  The Wire ise alışılmışın dışında, televizyon formatının çok daha ötesinde bir dizidir. Bu yüzden de yayınlandığı zamanlarda çok düşük bir izleyici kitlesi yakalamıştır ve neredeyse hiçbir ödül kazanamamıştır; çünkü televizyon için aykırı bir diziydi The Wire. Bir miktar yüksek kültür dizisiydi.

  Dekalog da alışıldık TV formatına aykırı bir dizidir. Stanley Kubrick'in övgüyle bahsettiği Dekalog, daha önce sinema filmleri de çekmiş olan (özellikle Üç Renk üçlemesi) Kieślowski'nin yapıtıdır. Dekalog, televizyon dizilerine özgü sığlığı içinde barındırmayan, çok az barındıran ya da en az barındıran dizidir.

  Chernobyl, The Sopranos, Oz, The Shield, True Detective gibi diziler de alışıldık televizyon formatının dışında yapıtlardır.

Özgün Düşünce

Dünyanın en güvenilir, en doğru, en şerefli, en ahlaklı, en cesur, en yiğit, en yardımsever; güncel olarak sahada en tecrübeli, son 50 yıldan fazladır en çok sıcak çatışmaya girmiş, en etkin, en dürüst, türkiye'nin en profesyonel bir kaç kurumundan biridir ve hatta en profesyonelidir.

Türkiye'de halkın en sevdiği, askerdir, en çok ona üzülür, en ona yanar, en çok ona ağlar, en çok onu sever. Bir anne, baba, kardeş, abi, abla o askere gidince hüzünlenir.

Arkasından göz yaşı dökülendir türk askeri. En zor zamanda yardıma gelen, halkın sadece maddi değil, manevi olarak da yanında olandır.

Özgün Çıkarım

Bir hayli zordur. Bir oyuna Türkçe yama yapmak, bir diziye ya da filme altyazı yapmakla aynı şey değildir. Örneğin The Witcher 3 gibi bir oyuna Türkçe yama yapmak için, öncelikle oyunun dosyalarını açabilecek bilgisayar programcısına ihtiyaç vardır. Bazı dosyalar birkaç saat içinde, bazıları birkaç hafta içinde açılabilir. Diyelim ki dosyalar açıldı; oyunu çevirecek ekibin o oyunu başından sonuna kadar, her bir ana görevi, yan görevi tamamlamış, her NPC ile konuşmuş, gidilmemiş yer bırakmamış olması; oyuna yüzlerce saat harcamış olması gerekir. Oyunun ruhunu anlayamadan o oyunu Türkçe'ye çeviremezsin. Sonra The Witcher 3 gibi bir oyunu her çevirmen de çeviremez; çünkü bu oyun ileri düzeyde İngilizce gerektirir. Terimlere hâkim olmayı gerektirir. The Witcher 3 ya da Skyrim'i çevirirken çeviri ekibinin birbiriyle koordine halinde olması da gerekir. Çeviri bittikten sonra ekipten birkaç kişi (onlara test ekibi diyoruz), oyunu %100'e yakın olacak şekilde, bütün ana görevleri ve yan görevleriyle bitirmesi, bitirirken de çevirilere adapte olup yakaladığı hataları kenara not etmesi gerekir.

Türkçe yamayı planlanan günde yayınlamalısınız. Yoksa çeviri planlanan günde çıkmamışsa kitleniz size küfür ve hakaret bile edecektir; çünkü oyuncu kitlesinin en az yarısı, dünya genelinde leştir.

Bazen çevirmen meşgul oluyor, kendi hayatıyla ilgilenmesi gerekiyor, süre uzuyor. Ve bir oyunu ekipçe çevirmek, oyunun her...

Özgün Analiz

Yaklaşık 12 yıldır dizi izliyorum ve bir dönem her günümü dizilerle birlikte geçirdim. Burada dizi bilgisi en yüksek insanlardan biriyim.

Her televizyon dizisinin belli bir kalitesi vardır. Subjektif zevklerimiz olduğu gibi objektif olarak bakıldığında bir dizi ile ilgili ortada kolektif bir kaliteden söz edebiliriz. Bir dizinin kalitesinden söz etmek, onu yorumlamak için de objektif olup ayrım yapmamak gerekmektedir. İnsanlara kalite aşılamak, kötü diziler izlemelerini engellemek, bilinç oluşturmak için, izlenmemesi gereken kötü dizileri ve onların yerine izlenmesi gereken kaliteli, iyi dizileri yazacağım.

İlk olarak izlenmemesi gereken kötü dizilerden bahsedelim:

1) Teen Wolf: Sadece ergenlerin sevebileceği, alt tabaka, vampirli kurt adamlı ergen dizisi. Bu diziyi izleyenlerin yaş ortalaması 13-19'dur.

2) The Vampire Diaries: Teen Wolf'a nispeten daha izlenesi bir dizi olsa da Teen Wolf gibi sadece hormonlara hitap eden kötü ve kalitesiz bir vampir dizisi.

3) Supernatural: Gerçek dışı olayların yaşandığı, herhangi bir kalite unsuru barındırmayan Supernatural, izlenmemesi gereken kötü bir dizi.

4) The Walking Dead: Bu da sadece hormonlara hitap eden, ilk sezondan sonra bozmuş bir zombi dizisidir. Bu diziyi 4. sezona kadar zorla izledim. Çok sıkıcı bir hal almaya başladığı için bıraktım. Bu benim izlediğim ilk yabancı diziydi ve en iyi dizilerden biri olduğunu düşünüyordum. Şimdi en kötü dizilerden biri...

Özgün Düşünce

Keşfetmenin, hakikate ulaşmanın, gerçeği bulmanın, doğruyu anlamanın, iyiyi ve güzeli özümsemenin en iyi yolu düşünmektir. İnsanlığın ilk ortaya çıktığı devirlerde insanlar önce avlanmış, ardından yemeğini yemiş, sonra kadınıyla ilişkiye girmiş ve ardından gökyüzüne bakarak, kendi kendine, kendi çabası yettiği kadar düşünmeye çalışmıştır. "Ben kimim, burası (dünya) ne kadar büyük, şu görünen ışıklar (yıldız) da neyin nesi, mağaramı bile aydınlatan o yuvarlak şeyde (ay) ne var?" gibi sorular sormuşlardır; çünkü insan her zaman merak etmiştir ve bu merakını giderebileceği alanlar oluşturmaya çalışmıştır. Hayatta kaldıktan, yiyecek bulduktan, hem kendileriyle koordineli olarak iş birliği yapabilecek hem cinsel ilişkiye girebilecek hem de üreyebilecek kadınlar bulduktan, barınabilecekleri bir yer edindikten, kendisinin ve ailesinin güvencesini sağladıktan, yani temel şeylere sahip olduktan sonra, zamanın insanlarının hayatta deneyimleyebileceği şeyler düşük olduğundan; bolca düşünme, sorgulama, hayal kurma, merak etme, şüphe duyma gibi insana özgü şeylerle meşgul olmuşlardır.

  Şimdi de durum aynı. Halen daha hakikate ulaşmanın, gerçeği bulmanın, doğruyu anlamanın, iyiyi ve güzeli özümsemenin en iyi yolu düşünmektir. Düşünmek insanın özgün ve orijinal düşünce ve fikirler üretmesine; analiz, çıkarım ve tespitler yapmasına olanak sağlar. Düşünmek diye bir özelliğimiz olmasaydı hiçbir kitap yazılamaz, yazı icat edilmez; bilim, sanat ve felsefe de olmazdı.

Özgün Analiz

The Wire, The Sopranos, Oz gerçekten çok iyi; en iyi 5 dizi listemde üç sırayı işgal eden kaliteli diziler. Bu üç diziyi izledikten sonra diğer diziler iyi diziler de olsa seyirciye yavan gelecektir. Dizi bilgim bir hayli yüksek olduğu için bu üç diziyi izlemiş insanların beğenebileceği 10'a yakın dizi var. Bu diziler kategorilerinde en iyi dizilerdir.

Breaking Bad

Muhtemelen izlediğiniz bir dizi fakat bu üç dizinin kalitesine en yakın dizi Breaking Bad. Muhteşem bir sanatsallık örneği. Adını vermeden geçemezdim. En iyi 5 listemde. Televizyonda çok yeni teknikler sunan Breaking Bad; bireysel psikolojiyi inceleyen, karakter analizinin belki de en iyi yapıldığı dizi. Bir Tony Soprano kadar iyi işlenmiş karakter var karşımızda: Walter White.

Six Feet Under

Ölüm ile ilgili daha iyi bir dizi izlediğinizi düşünmüyorum. Hayat, ölüm ve aforizmalar. Six Feet Under, içerisinde kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz, kendinizi yakın hissedeceğiniz duygusal bir dizi. Çok iyi aforizmaları var. En iyi 5 dizi listemde kendine yer bulan bir dizi Six Feet Under.

Dekalog

Daha dramatik bir dizi izlemedim. Dizi kalbinizi zamanla acı ile doldurarak esir alıyor. Varoluş kaygısına sürüklüyor. Dizi hayatın anlamını arıyor ve izleyiciye acı veriyor. İlk 5'e giremese de Dekalog listemde 6. sırada.

Boardwalk Empire

The Wire'dan bildiğimiz Omar Little'ı oynayan...

Özgün Düşünce

Bilgeler; tıpkı düşünürler ve dahiler gibi insan soyunun yükselmesine, medeniyetin daha üst bir çıtaya ulaşmasına, akademinin dünya çapında gelişmesine, insanın pratik hayatının kolaylaşmasına öncü olurlar. Bir bilge, sürekli düşünce halindedir. Düşüncelerini bıkıp usanmadan bir anlama bular ve onu öğrencilerine aşılar. Bir bilgenin ne kadar az öğrencisi varsa, o bilge o kadar değerlidir. Bilgeler iyiye, doğruya, güzele, gerçeğe kendi kafalarında uzun uzadıya düşünce seansları gerçekleştirerek, hayal kurarak, kendi içinde deneyimler yaşayarak ulaşır. Okumuşlar ise bilgiyi ezbere dayanan kitaplardan, tıpkı Arthur Schopenhauer'ın dediği gibi, "sırrına vakıf olamadığımız bir robota benzeyerek" elde eder. Bilgi ile fikir yakından ilişkilidir. Fikirler bir bilgi verecektir. Ve en büyük bilgeler; insana, yaşama, hayata, doğaya, evrene, dünyaya dair bilgileri durmaksızın bir gözlem halinde yaşayarak kendi kafalarında meydana getirirler. Oysa okumuş; kitapların içindeki, kendi zihnine son derece yabancı olan düşünce, fikir, analiz, çıkarım ve tespitleri yine kendi zihnine zorla, tıka basa doldurmaya çalışır.

Okumuşlar bilgiyi başka bir dünyadan almışçasına yabancı kalırlar o bilgilere. Oysa bilgeler, kendi akıllarının ekmeğini yerler. Düşünmeye, sorgulamaya, şüphe duymaya ve merak etmeye programlı bir vaziyette, her şeye dair büyük teamüller geliştirirler. Ve onların öğrencileri de son derece şanslı olanlardır; çünkü gerçek bir bilge, öğrencisinin bir doğruyu ya da gerçeği ne zaman, nasıl, neden, ne şekilde...

Özgün Düşünce

Benimde en sevdiğim filmlerden biri olan "The Piyanist" hakkında son zamanlarda çok fazla yahudi propagandası yorumu aldım. İzleyicilerin ilk başta filme karşı ön yargılı davranması ve batı ürünü diye nitelendirmesi gayet normal. Kendim böyle olduğuna inanmıyorum ve bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum. Bu film 2. Dünya savaşındaki çaresiz bir piyanistin hikayesini anlatır. Bu film tamamen bir hayal ürünü değil, gerçekten de zamanında Polonya'nın ileri gelen piyanistlerinden olan Wladyslaw'ın hikayesinden alıntıdır. İşte bu hikayenin aslında gerçekten yaşanmış ve bir propaganda olmadığını gösteriyor.

Özgün Çıkarım

Dizilere ilgim on yılı aşmış durumda. Breaking Bad, The Wire, Oz, Dekalog, Chernobyl gibi en iyi dizileri (Sherlock, True Detective ve Black Mirror gibi dizileri de izledim) izlemiş biriyim. 2013'te Breaking Bad'in son sezonunu haftalık takip ettim. Poirot diye eski bir dizi var, Türkçe internette az bilgi var; çoğunuz o diziden haberdar değil ama ben biliyorum. 2013 yapımı, 1 sezon süren ortalama bir İngiliz dizisi Dates, yine Türkçe internette dizi ile ilgili az bilgi var, hatta belki internette diziyi bulamazsınız bile, ben o diziyi bile izledim. Seinfeld'leri, The Office'leri, Firefly'ları, Battlestar Galactica'ları, Game of Thrones'ları, The Shield'leri, hepsini biliyorum. Boardwalk Empire gibi bir dizinin The Wire, The Sopranos ve Oz'dan kalan boşluğu doldurabilecek en iyi dizi olduğunu biliyorum. Seinfeld'in The Office ile birlikte en iyi komedi dizisi kategorisini paylaştığını, ancak Seinfeld'in az bir farkla daha iyi olduğunu biliyorum. Üstelik hakim olduğum alan sadece Amerikan ve İngiliz dizileriyle sınırlı değil. Biri Danimarka olmak üzere iki Avrupa dizisi olan The Killing ve Bron/Broen'i de biliyorum.

How I Met Your Mother'ın Friends'in çakması olduğundan, Prison Break'in ilk sezonunun aksiyon severleri tatmin edecek düzeyde olduğundan lakin 1. sezondan sonra bozduğundan, The Walking Dead'in muhteşem bir ilk sezona sahip olmasının ardından sezonlar ilerledikçe bozmasından (çünkü...

Özgün Analiz

Kısacık ömrümüz var.50-80 yıl. Çok paran olsada her şeyi yapamazsın. Dünyada yapılabilecek her şeyi kısa ömrüne sığdıramazsın. Şuan Amerika'da yaşayan milyarder bir adamın Bostanlı sahilide kola çiğdem yapamıyacağını hepimiz iyi biliyoruz. Bu keyiften maruz kalıcak örneğin

Özgün Analiz

Çok iyi kitaplar okudum, çok iyi filmler, diziler izledim, çok iyi oyunlar oynadım. Farklı düşünce akımlarını araştırdım. 28 yıllık hayatımda psikolojiye, sosyolojiye ve sinirbilime gönül verdim. Pek çok makale, yazı okudum. Araştırmalar yaptım. Okumalar gerçekleştirdim. Farklı şehirlere gittim, farklı insanlar tanıdım. Farklı düzeylerde sohbetler ettim insanlarla. Öğrendim, okudum, araştırdım. 28 yaşına geldim.

Fakat ben hayatımda böyle özel ve güzel bir film izlemedim. Bugüne değin tükettiğim tüm sanat eserleri bir yana, 12 Angry Men benim için bir yana. Eser; 24 saattir susuz çölde su içmemiş bir insanın çölde bir dere yatağında su içmesi gibi akıcı. 90 dakika insana sanki 20 dakika gibi geliyor. Fazla berrak ve hınç, kin, nefret, öfke gibi şeylerden arınmış, sonunda ahlakın, iyiliğin, doğruluğun kötülüğe galip geldiği bir yapıt 12 Angry Men. Bugüne değin çekilmiş hiçbir film bu kadar akıcı değildi. Eser, ahlakın ve zekanın ne denli önemli olduğunu, önyargının ne kadar aşağı bir şey olduğunu ince ince işliyor. Bir bakmışsınız 90 dakika bitivermiş.

12 Angry Men'i hiçbir sinema filmi ile kıyaslamadım hayatım boyunca. Çünkü eser, herhangi bir film ile kıyaslanamayacak kadar özgün ve özel bir film. Mesela ben The Godfather'ı da hiçbir film ile karşılaştırmam. Bu, The Godfather'a hakaret olurdu. Bunun sebebi The Godfather'ın çok kaliteli olmasıdır....

Özgün Analiz

Bazı eserler, oyunlar, filmler, kitaplar, diziler vardır. İzlediğinizde, okuduğunuzda, oynadığınızda size başka hiçbir eserin hissettirmediği şeyler hissettirirler. Çok gülersiniz bir komedi filmine, sizi o kadar güldüren bir film olmamıştır. Çok ağlarsınız bir dizinin final bölümüne, hiçbir dizi sizi o kadar ağlatmamıştır. Çok seversiniz bir kitabı, daha önce hiçbir kitabı o kadar çok sevmemişsinizdir. Çok üzülürsünüz bir oyunda ölen karaktere, daha önce hiçbir oyun sizi o kadar üzmemiştir.

İşte Schindler's List, bana daha önce herhangi bir film/dizi/oyun/kitapta hissetmediğim şeyler hissettiren nadir filmlerden biridir. Çok üzüldüğüm eserler oldu, fakat ben hiçbir esere Schindler's List'e üzüldüğüm kadar üzülemedim. Bu film beni buhrana sokan tek film. İzledikten sonra kendime gelmek için bana Seinfeld izlettiren tek film. Beni ağlatan tek film. Ben 28 yıllık hayatımda hiçbir filme ağlamadım, fakat Schindler's List'e hüngür hüngür ağladım.

Yahudileri bir fırına doldurdukları sahne vardı. İnsanların "Acaba yakılacak mıyım?" diye korktukları bir sahne. Ben orada dehşete düştüm, ürperdim. Hep bir kız çocuğum olmasını istedim. Ben bu istekle yaşadım hayatımı. Hâlâ öyle. Kırmızı paltolu küçük kız sokakta yürürken ben kendimden geçtim. O kadar tatlı ve şirindi ki. Dünyanın acımasızlığından bihaber paytak paytak yürüyor. Ne olduğunun bile tam olarak farkında değil. Ben ağladım o sahnede. Oskar'ın "Daha fazlasını kurtarabilirdim." dediği, filmin son...

Özgün Düşünce

İki türlü efendilik vardır:

1. Doğuştan gelen içsel efendilik ve insanın tüm denemelerine rağmen efendiliğinden vazgeçememesi.
2. İçinde bir miktar efendilik barındırıp tüm zorluklara rağmen efendiliği kaybetmemek.

Bir de:

Bir süre efendi taklidi yapıp bunun bir faydasının olmadığını görüp efendi olmaktan vazgeçmek vardır. Bu sahteliktir ve o hiçbir zaman gerçek bir efendi erkek olmamış demektir.

Bakın, efendilik, çoğunlukla ruh gibidir ve size yapışıktır. Doğuştan gelir ve ne yaparsanız yapın üzerinizden çıkaramazsınız. Gerçekten efendi bir insansanız, kötülük görseniz de vicdanınız el vermediği için efendi olmaktan vazgeçmezsiniz. Vazgeçemezsiniz zaten, o sizin default bir özelliğinizdir.

Bir de onu bırakabilme yetisine sahip olup da bırakmamak vardır ki, bu az rastlanılır ve çoğunlukla doğuştan sahip olunan efendilikten daha değerlidir.

Ama efendi olduğunu söyleyen ve zora gelince acımasız, kötü olan bir erkek efendiliğin erdemini kavrayamamış demektir. Efendi olmadığı gibi biraz da aptaldır hatta.

Aşıktım, duygularımla oynandı, aldatıldım, umut verdiler, söz verdiler, yerine getirmediler. Efendi olmayı bırakmak istedim. Ama başaramadım. Çünkü benim bir parçamdı o. Ben ölmeden bırakmayacaktı beni.

Şimdi 28 yaşındayım. Efendiliğimin benim bir parçam olduğunu biliyorum. Kabullendim. Benim o. Ve daha kaliteli bir insan olmama katkı sağlayan bir özellik. Efendi insanlar başkalarını hak etmez, hak edilir. Ya da onların denginin kendileri gibi efendi, ahlaklı, dürüst...

Özgün Düşünce

İki türlü ahlak vardır:

a) İçsel ahlak

b) Davranışsal ahlak

İçsel ahlak, çevreden görmeden, sonradan öğrenmeden, içten gelen bir istek ve arzuyla, samimiyetle yanlışlardan ve kötü niyetten uzak olma halidir. Aynı zamanda bu huşu içinde olma, içsel huzurun yerinde olması, mutluluktur. Çıkar gözetmemektir, gerçek ahlaktır. Daha çok doğuştan gelir. Davranışsal ahlak her şeyi çevreden görerek, sonradan öğrenerek, içinde iyilik ya da kötülük, doğruluk ya da yanlışlık olduğuna bakılmaksızın davranışa dayalı ahlaktır. Yaşamın her alanında davranışsal ahlak övülür ve yüceltilir. Lakin davranışsal ahlakı öven, onunla kafayı bozmuş insanların içsel ahlakında problem vardır.

Davranışsal ahlaka sahip olmak, içsel olarak yanlışlarla ve kötü niyetle dolu bir insanın sürdürmekte zorlandığı bir şeydir. Davranışsal ahlak rol yapmaktır. İçsel ahlak, ahlaklı olmanın mutluluk getirdiği bir ahlak türüdür fakat davranışsal ahlak da bu eziyete dönüşür. Bir insanın içsel ahlakını gün yüzüne çıkarması, geliştirmesi ailenin elinde ve sorumluluğundadır. Aile çocuğunu ne kadar iyi eğitirse içsel ahlak da o kadar belirgin olur. Davranışsal ahlaka ihtiyaç duymaz çünkü yanlışa ve kötü niyete büyük oranda sahip değildir. Ahlaka ters bir harekette bulunma yeteneği ya hiç yoktur ya da minimum seviyededir. Aile bir bireyin ahlaki derecesini belirleyen en önemli yapı taşıdır ve doğruluğu, doğru olmayı, iyiliği, iyi niyeti öğrenmiş bir çocuk içsel...

Özgün Düşünce

Gerçek, has, sağlam, güçlü bir karaktere sahip insan hiçbir olay, durum, insan ve şey karşısında değişemez. İstese de değişemez. Bu değişememesi toplum nezdinde zayıflık olarak algılansa da, gerçekte bir güçtür. Efendilik, dürüstlük, iyilik bir insanın istediği zaman bırakıp tersine evirebileceği bir şey değildir. Senin bir parçandır onlar ve seninle birlikte ölürler. Bir zamanlar iyiyken kötü olmuş bir insan içinde her zaman kötülük taşımış demektir. Saf bir karakteri çok az şey değiştirebilir bu dünyada. Çünkü doğruluğu evi bellemiştir ve doğruluğu on yıllar boyunca onunla yaşayacaktır. Doğuştan gelen içsel bir ahlak ile yaşar. Ve saf karakterin içsel ahlakını hiçkimse bozamaz.

Özgün Düşünce

Karşılıklı düşünce ve fikir üretip birlikte analiz, çıkarım ve tespitlerde bulunmak,
Öğretilere, doğrulara ve gerçeklere dair konuşmak,
Karşılıklı olarak hiçbir okulda öğretilmeyen ahlaki, manevi ve edebi dersleri öğretmek,
Değer üretmek (zihinsel ve duygusal olarak),
Hayatın anlamı, hayatın nasıl yaşanması gerektiğine dair konuşmak,
Sanatla ilgili konuşmak, bunları kritik ve analiz etmek (oyun, sinema, yabancı dizi, edebiyat, müzik ve bunların paylaşımı),
Bilim konuşmak,
Felsefe konuşmak,
Bilgi aktarımı, bilgi alışverişi

Özgün Düşünce

Saygı, nitelikli sevgiyi meydana getiren değerli bir kavramdır. Gerçekten değerli insan, öz saygısı yüksek; zeki ve derin insanlar tarafından saygı gören, hak edene hak ettiği saygıyı duyan ve gösteren insandır. Bir insanın sahip olduğu gerçek değer ne kadar yüksekse, hak ettiği saygıyı görmekten o kadar uzaklaşır. Çünkü insanlar derin, karmaşık ve nitelikli bir zihne çok saygı göstermezler. Zeki ve derin bir insanın elde edeceği en iyi saygı, kendisi gibi farklı, yüksek değere sahip, derinlikli insanlardan göreceği saygıdır. Bu insanlar toplumun %1'inden daha az sayıya sahip oldukları için birbirlerini bulmaları, birbirlerini tanımaları, birbirlerine saygı, sevgi ve değer göstermeleri zordur. İnsanların büyük çoğunluğu kendisini zeki, farklı ve özel zanneder. Neredeyse hepsi de bu konuda yanılır. Gerçek olanıyla sahte olanı arasındaki fark, birinin farklı olduğunu hissedip düşünmesiyken, diğerinin bunu bilmesidir. Çoğunluk, çoğunlukla sığ, yavan ve ortalamadır.

Yaşamım boyunca binlerce insanla sohbet ettim. Bir hayli çok zeki, derin, nitelikli, entelektüel insan tanıdım ancak bu özelliklere sahip olup da aynı zamanda ruhu güzel, ahlaklı, saf, masum, temiz, saygılı, duyarlı, bilinçli sadece 1 insana rastladım. Ve o insan çok ama çok özel ve farklı bir insandı. Onu arkasından çok güzel düşüncelerle anıyorum.

Nitelikli sevgi, saygıdan oluşur. Bir kızın bir erkeği cinsel yönden arzu etmesi, değer vermesi;...

Özgün Düşünce

Beka; devletlerin, siyasi kişiliklerin, hükümetlerin vb. tekelinde barınan bir olgu olmaktan çok daha derin ve anlamlı bir kelimedir. Ölmezlik, ölümsüzlük, kalıcılık, süreklilik, sonsuzluk gibi anlamlara gelen bu kelime, siyasi bir konjonktür olmaktan çok daha öte bir şeydir.

Bir takım devlet adamlarının çıkıp her fırsatta haykırdığı için insanlara içi boşaltılmış bir kelime olarak gelebilir, ancak bu kelimeyi belli bir kitleye mal etmek büyük bir yanlıştır.

Bekanın ne denli önemli bir olgu olduğuna dair şöyle bir örnek verebilirim:

Akademi kavramı bugün bilimin yuvası olarak geçer. Ancak akademi, ilk olarak Antik Yunan filozoflarının öğrencilerine bir şeyler öğretmek, onlara ders vermek için kurdukları felsefi bir kavramdı. Yani akademiyi filozoflar kurmuştur. Daha sonra bilim bu kavramı alıp kendisi için kullanmıştır ki doktora yapanlara filozof belgesi (Ph.D.) verirler.

Felsefi anlamda ilk akademiyi kimin kurduğunu bilmiyorum ancak diyelim ki ilk akademiyi Sokrates kurmuş olsun ve Sokrates kurduğu bu akademiye kendi ismini vermiş olsun: Sokrates Akademisi. Sonra bu akademiye bazı çeşitli öğrenciler almış olsun, onlara ders vermiş olsun. Akademi her geçen gün büyürken, öğrenciler artarken Sokrates gibi filozoflara ihtiyaç duyulacaktır. Sokrates öğrencilere uygun başka filozofları, kendi ismini almış olan akademiye kazandırmak için bir testten geçirmiş olsun. Böylelikle akademi 85 öğrenci, Sokrates ile birlikte 5 filozof barındırıyor olsun.

Herkesin...

Özgün Düşünce

Kişi, bir alt kültür olarak kendi kültürünü meydana getirebilir. Yıllar boyunca toplumu analiz edip toplumdan bir fayda görmeyen insanoğlu, kendi evreninde yaşamaya başlar. O evrene, kendi davranışlarını, eylemlerini, düşüncelerini, fikirlerini, görüşlerini serpiştirir. Sonucunda da bir kültür meydana gelir. Bir insanın kendi kültürünü ortaya çıkarması yıllar sürecektir, toplumun kültürünü benimsemek istemeyen, toplumun geleneklerinden kopmuş bir insanın bir reaksiyonudur bu durum.

Kendi kültürünü meydana getirenler olmuştur. örneğin dostoyevski bir kültür meydana getirmiştir. Daha önce dostoyevski'nin bir kaç kitabını okumuş, dostoyevski'ye aşina olan bir okuyucu, okuduğu kitabın ismini ve o kitabın yazarını bilmeden okuduğunda, o kitabın dostoyevski'ye ait olduğunu fark edecektir. Aynı şey tolstoy için de geçerlidir. Bu insanlar kendi kültürlerini meydana getirmiş olanlardır. Kendi evrenlerini oluşturmuşlardır. Edebiyata dair örnekleri, sinemada da verebiliriz. Stanley kubrick, kendine ait bir kültür meydana getirmiştir. Daha önce bir kaç kubrick filmi izlemiş ve bunları özümsemiş olan bir seyirci, filmi ve yönetmenini bilmeden bir kubrick filmi izlediğinde, bunu fark edecektir. David lynch de bu kapsamda, kendi kültürünü oluşturmuş bir yönetmendir.

Ekşi sözlükte de kültür oluşturanlar mevcuttur. örneğin otisabi, kendi kültürünü meydana getirmiştir. çünkü otisabi, ekşi sözlük'ü ekşi sözlük yapandır. Belki buna örnek verilebilecek bir kaç ekşi sözlük kullanıcısı daha olabilir.

Kişinin kendi kültürünü meydana getirmesi, kendi tarzını oluşturmasıyla...

Özgün Analiz

Prison break: harika bir ilk sezona sahip bu dizinin 3. Ve 4. Sezonu berbat ötesidir. İlk sezonu ciddi anlamda her aksiyon severin izlemesi gereken, sürükleyici bir sezon. Ancak her sezon daha da kötü bir hale gelmeyi engelleyememiştir. Bu dizinin ikinci sezonu da 3. Ve 4. Sezona göre nispeten izlenilesi olsa da, 3. Ve 4. Sezon ile berabat ötesi olmaktan kurtulamamıştır.

The walking dead: ilk sezonla mükemmel bir giriş yapmıştır diziler dünyasına the walking dead. Hızlı, seri, bol aksiyon, bol macera, koşan zombiler, kargaşa, insanlar arası kavga, birbirine güvenmeyen insanlar topluluğu, kan, şiddet derken ortaya harika bir ilk sezon çıkmıştı. 2. Sezonu da sonraki sezonlara göre nispeten izlenilesi olsa da, 2. Sezondan son sezona kadar yıllarca çöp bir dizi olmaktan kurtulamamıştır.

Oz: oz, gelmiş geçmiş en iyi dizilerden biridir. Dexter, twd ve prison break kalibresinde değildir asla. Ancak oz, her ne kadar harika bir dizi olsa da sonradan bozmuş ve mantık hatalarıyla dolu bir dizi olmuştur. Kendi içinde bozmuş bir dizi olduğu için oz'u ekleme gereği duydum. Son sezonlarını tek tek ele aldığımızda bile yine de bir çok diziden daha iyidir, son sezonları asla çöp değildir ancak oz, son sezonları ile bozmuştur. Bozduğu için eklemek istedim. Tekrar söylüyorum, çöp değildir asla,...

Özgün Analiz

1) dekalog: kieslowski'nin adeta bir dostoyevski romanını anımsatan bu eserini, varoluş kaygısı yaşayanların izlemesi gerekmektedir. Dizi hayatın anlamını arayan, yalnızlık çerçeveli, izlediğim en dramatik dizidir. Buram buram kasvet kokan dekalog, öyle zannediyorum ki dram dizileri içindeki en iyi eserdir.

2) chernobyl: vurucu bir dram dizisi. Pripyat çernobil kazasında yaşananları ve sonrasını objektif ve bir hayli dramatik bir yapıda yansıtıyor. Belgesel gibi bir dizi izliyoruz. Acılar, yaşananlar, dram, o anların tek tek içine sokuyor seyirciyi. Bugüne kadar pripyat çernobil kazasıyla ilgili (bunlara belgeselleri de ekleyelim) yapılmış en iyi eser. Vurucu, yıkıcı bir yapıt.

3) breaking bad: bana televizyonda sanatın karşılığı hangi dizidir diye sorsalar, breaking bad derim. çok ince bir dram dizisi. özellikle bazı bölümler, örneğin ozymandias adlı bölüm, bir drama nasıl yapılır niteliğinde ders adeta. Karakter analizinin en iyi yapıldığı, karakterlerin bir nakış gibi işlendiği bu dizi, dramatik yapıyı çok iyi kuruyor ve yer yer izleyenleri bir hayli hüzünlendiriyor.

4) six feet under: dizinin sadece final bölümü son 10 dakikası bile başlı başına en dramatik dizilerden biri olmasını sağlıyor six feet under'ın. ölüm teması insan doğasında en dramatik şeylerden biridir ve six feet under ölüm temasını işleyen tek dizidir belkide. Ya da bu kadar kaliteli işleyen ender bir dizidir.

5)...

Özgün Çıkarım

Breaking bad, the wire, the sopranos, oz, dekalog, chernobyl, ve hatta sherlock 2. Sezon 1. Bölüm, true detective 1. Sezon, black mirror ilk 2 sezon gibi sinemada bile örneği nadir olan ve sinema filmlerinin çoğundan da daha kaliteli boyutlarda olan bu dizileri izlemek insana entelektüel anlamda katkı sunar.

The wire, hem gerçek hayattaki suçun ve bürokrasinin röntgenini çeker, hem de "artık büyüdün ve gerçek bir şeyler görmelisin" mottosuyla gerçeği, gerçeği ve sadece gerçeği ortaya koyar.

Breaking bad sanatın televizyondaki en uç örneğidir.

Dekalog varoluşsal bunalımın gelebileceği zirve noktadır.

True detective felsefi olarak televizyonun tepesindedir.

Diye gider bu.

özellikle the wire gibi bir şeyin sinemada bile karşılığı yok.

Ancak eğer prison break, lost, the walking dead, fringe, supernatural, teen wolf, the vampire diaries gibi hiçbir katkısı olmayan dizilerden bahsediyorsan bir şey diyemem. örneğin netflix bir kaç güzel iş dışında hormonlara hitap etmekten başka bir şey yapmayan şeyler çekiyor. O başka. Ancak yukarıdaki diziler ve onların türevlerinin insana yaşattıklarını 10-20 film dışında hiçbiri yaşatamıyor. Haliyle dizi izleyenlerin zeka seviyesine yapılabilecek yorum, sadece sizin dizilerle ilgili hiçbir şey bilmeyen cahil ve bir de ön yargılı tipler olduğunuzu gösterir.

Özgün Tespit

Yaklaşık 13 yıldır belli aralıklarla yabancı dizi izliyorum. Bir dönemimi de yabancı dizilerle geçirdim. 2014-2015 yıllarında facebook'ta binlerce üyesi olan yabancı dizi grubunda yöneticilik yaptım. Yabancı diziler konusunda son derece donanımlı bir insanım. Belli bir kalitenin üzerinde olup da gözden kaçırdığım dizi yoktur. Lost da elbette duyduğum bir dizi. Zevkli, bir sonraki bölümü merak ettiren, ters köşelerle dolu, heyecanlı bir dizi. Estetik bir değeri de vardır ama bu kadar. Lost ortalamanın bir tık üzerindedir ve klasmanı fringe, person of interest, supernatural, the walking dead, prison break gibi dizilerdir.

Televizyon dediğin şey eğlence için vardır. Sinema gibi felsefi bir değerinin ve bir anlamının olmasından ziyade seyirciyi eğlendirmek için üretilir. Lost da bu amaca yönelik ortaya çıkmış bir dizidir. Sadece lost değil, geçmişte ve günümüzde yapılmış dizilerin en az %90'ı çoğunlukla eğlence işi olarak üretilmiştir. Diğer taraftan bakıyorsun breaking bad, the wire, the sopranos, oz, dekalog, chernobyl gibi baş yapıt olan 6 dizi var. Bu diziler eğlenceden ziyade gerçek bir şeyler izlemek isteyen seyirciler için yapılmıştır. Felsefi tarafları da olan, anlamlı dizilerdir ve hatta diğerlerinin dizi olduğu yerde bunlar sanat eseri kategorisine girer. 6 dizide televizyon için yeni şeylerdir. Six feet under, game of thrones, the shield, true detective, sherlock, black mirror...

Özgün Deneme

Yolculuk yapmak konusunda istekli olmuşumdur her zaman. Bir yerden bir yere gitmeyi, şehir değiştirmeyi sevmişimdir. Bu sebeple yolculuklar yorsa da ondan hep keyif almayı bilmişimdir. Yolculuk keyiflidir, güzeldir ve özeldir benim için. Güzel bir insanı görmek için gidilen yol kötü olmaz. Yolculuklar nasıl güzel olmasın. Gözlerim dağ ve tepelerde. İnsan kendini önemli hissediyor yolculuk sırasında. Seni dört gözle bekleyen insanların yanına gidiyorsun çünkü. Onlar için önemlisin ve önemli bir şey yapıyorsun. Hiçbir zaman yorucu bir yolculuğun altında yorucu olduğu için ezilmedim. Beni bekleyen insanlar vardı ya da görmek istediğim yerler. Yolculuk güzeldir.

Özgün Analiz

Edebiyat dünyasında okunması zor kitaplar vardır. Kitap hem ansiklopedi gibidir, hem dili ağırdır, hem de okuyabilmek için öncesinde başka çeşitli kitaplar okumanız gerekir. Belli bir entelektüel seviyeye ulaşmak gerekir. Karamazov kardeşler okunması zor kitaptır. Okuduğu ilk kitap karamazov kardeşler olan biri bu kitabı ne derece okuyabilir, anlayabilir? bir sanat dalı olarak sinemada da, bazı filmleri anlayabilmek için önce kapasitenizi geliştirmeniz gerekir. Film ağırdır, karışıktır ya da beyin yakar. İçerisindeki detayları görebilmeniz için analizlerini okumanız gerekmektedir. Size analiz okutmayacak olan şey artık kapasitenizin o filmlere alışmasıdır. Televizyon dünyasında da the wire, izlenebilecek son çizgi belki de. öncesinde bazı dizileri izlemeniz gerekiyor. Popülist ögeler içeren, ilişkilerin olduğu, aşkların yaşandığı içerisinde popüler kültür ögeleri barındıran dizileri (örneğin, the walking dead, fringe, lost) izlediyseniz the wire izlemek için yeterli düzeyde değilsiniz demektir. çünkü örneğin hayatını barbie bebeklerle geçiren bir kızın büyüyünce okula hala ciple babasının bırakması gibi. Zenginliğe, şatafata alışmış bu liseli kızımız, evde tek çalışan, eve eşşek yüküyle para getiren babasını kaybederse allak bullak olur. üstesinden gelemez. Böyle bir kız fakir kalamaz, fakirliğin ne olduğunu bilmiyordur çünkü. Bir tecrübe yaşaması gerekir bunun için. The wire, basamağın sonudur. En güzel şeyleri tükettikten sonra tüketilebilecek, bilgi dolu bir dizidir. Yaşadığın hayatın başkaları tarafından nasıl kolayca...

Özgün Analiz

İki diziyi de izlemiş biri olarak iki dizi arasındaki farkları ve benzerlikleri yazmak istiyorum. Breaking bad bireysel psikolojiyi inceler. Karakter analizleri önemlidir, karakterlerin içsel dünyasını yansıtır. The wire toplumsal odaklıdır. Karakterler üzerinden sosyolojik çıkarımlar yapar. Breaking bad gerçekçidir, ağırdır. Mantık hatası bulundurmaz. The wire gerçektir. Yaşanan coğrafyayı, şehri, insanları ve suçları anlatır. Dizide oynayan bazı suçlular gerçekten baltimoreda suç işleyen karakterlerdir. Breaking bad karakterleriyle bir gece geçirmek istersiniz dışarıda ya da evde. The wire karakterleriyle aynı ülkede bile yaşamak istemezsiniz. The wire, senaristinin 10 yıl boyunca baltimoreda gazetecilik yapıp diziyi öyle yazdığı bir yapıttır, breaking bad kadar muazzam bir kurgu yapılmamıştır. Breaking bad'de marie gibi ifrit olduğunuz karakterler vardır, the wireda kimseye ifrit olmazsınız. Karakterler kötü de olsa hoşunuza gider. Breaking bad harika bir sanat eseridir, the wire okullarda okutulan bir derstir. Televizyonu icat eden adam bu iki dizi yayınlansın diye icat etmiştir. The wire hem hayatınızı anlamsızlaştırır hem de hayatınıza anlam katar. Karakterlerin birbirlerini keklik gibi öldürdüğü, suçun bozuk para gibi olduğu bir yapıtta hayatınızın önemi artar. Diğer bir husus, kimi zaman hayatınızın anlamsızlaşması, böyle gerçekçi bir yapıtı böylesine vurgulu, ideolojilerden sıyrılmış, dalaverelerin döndüğü, sapkın bir dünyayı izleyip çıkaracağınız derslerin hayatınıza getirilerinin ufak şeyler olması. İdealist bir insan olarak...

Daha önce yazılanlar

Mayıs 2026 161 yazı

  1. Üniversite Cehaleti Giderir mi? Türk Eğitim Sistemi Eleştirisi Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  2. Meritokrasi Nedir? Zeka, Liyakat ve Ahlaka Dayalı Yönetim Özgün Fikir · yunusemreuludag ·
  3. Okul mu, Bireysel Araştırma mı? Gerçekten Nerede Öğreniriz? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  4. Gece Hayatı İyi Bir Şey mi? Sosyalleşmenin Bedeli Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  5. Pulp Fiction Neden Sinemanın En İyi 5 Filminden Biri? Özgün Tespit · yunusemreuludag ·
  6. 20 Yaş Neden Önemli? İnsanın Kendini Bulduğu Yaş Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  7. Birinin Duygularıyla Oynamak: En Büyük Kötülüklerden Biri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  8. İnsanlara Yardım Etmek: Benim İçin Hayatın Anlamı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  9. Bipolar Sevgiliden Ayrılmalı mı? Hasta Biriyle Yol Yürümek Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  10. Zeki İnsanlar Neden Fakir Olabilir? Zeka ve Başarı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  11. Sevgiye Nasıl Ulaşılır? Sevmek Sevilmekten Değerlidir Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  12. Sıradan Dizilerden Farklı Diziler: The Wire ve Dekalog Özgün Tespit · yunusemreuludag ·
  13. Türk Silahlı Kuvvetleri: Halkın En Güvendiği Kurum Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  14. Oyunlara Türkçe Yama Nasıl Yapılır? Neden Bu Kadar Zor? Özgün Çıkarım · yunusemreuludag ·
  15. Kötü Diziler Listesi: Vakit Kaybı Diziler ve Yerine İzlenecekler Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  16. Keşfetmenin En İyi Yolu Düşünmektir: İlk İnsanın Soruları Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  17. Felsefi Roman Nedir? En İyi Örneği: Karamazov Kardeşler Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  18. Zincirleme Aforizma Özgün Aforizma · CanAhmet ·
  19. Okumuşluk ile Bilgelik Arasındaki Fark: Bilge Kimdir? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  20. The Wire, Sopranos ve Oz Sevenlere 8 Dizi Önerisi Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  21. Diploma Değersiz mi? Örgün Eğitim ve Üniversiteyi Bırakmam Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  22. 12 Angry Men (12 Öfkeli Adam) Filminden Çıkarılacak Dersler Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  23. Gerçek Öğretmen Kimdir? Öğretmek Üzerine Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  24. Black Mirror Neden Bozuldu? Netflix Sonrası Düşüş Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  25. Manipülasyon Nedir? Kimler Manipüle Edilemez? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  26. Beklentisiz Yaşamak: Bilgelerin Sakin Hayat Felsefesi Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  27. Yapay Zeka Sanatın Sonunu Getirir mi? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  28. The Wire Nasıl Bir Dizi? İzlemeden Önce Bilinmesi Gerekenler Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  29. The Wire İncelemesi: Televizyon Tarihinin En Gerçekçi Dizisi Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  30. Anlayış Nedir? Anlayışlı İnsanın Özellikleri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  31. Kadın ve Hayranlık: Bir Kadın Ne Zaman Size Aittir? Özgün Aforizma · yunusemreuludag ·
  32. Klasik Eğlenceden Zevk Almayan İnsan: Zengin Bir İç Dünya Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  33. Bir Kadının Bilge Adamı Olmak: Yol Göstermek ve Dinlemek Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  34. Makale mi, Deneme mi? Bilimsel Makale ile Deneme Farkı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  35. Bir Erkekle Kadın Arasında Yaşanabilecek En Güzel An Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  36. Loş Bir Mekanda Hayatı Sorgulamak: Bilgelik Okulda Öğrenilmez Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  37. Kendime Ait Öğretiler: Onur, Bilgelik ve Para İçin Öğretmemek Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  38. Kendini İfade Edememek: Duyguları Kelimelere Dökememek Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  39. Far Cry 3'ü Unutulmaz Yapan Detay: Kafesteki Kaplan Özgün Tespit · yunusemreuludag ·
  40. Hakikatin Peşinde Geçen Bir Hayat Boşa Geçmiş Sayılmaz Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  41. Dahi İnsanların Ortak Özellikleri: Dahiler Nasıl Düşünür? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  42. Seçilmiş Kişi Olmak Mutluluk mu Getirir? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  43. Düşünmek Bir Keşif Yöntemidir: Doğruya Kendi Aklınla Ulaşmak Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  44. Bir İnsanın Zihninde Yaşamak: Öğretmenin Ölümsüzlüğü Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  45. Krzysztof Kieslowski Kimdir? Dekalog ve Sinemasının Gücü Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  46. Geri Kalmışlık Sadece Türkiye'ye mi Özgü? Dünyanın %70'i Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  47. Malumatfuruşluk Nedir? Bilgelik ile Arasındaki Fark Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  48. Bilime Tapmak: Bilim Hakikate Giden Tek Yol mu? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  49. Gerçek Zeka Nedir? Zeki İnsan Neden Mutsuz Görünür? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  50. Düşünmek Neden Erdemdir? Çok Düşünen İnsana Mektup Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  51. Gülümsemenin Gücü: Gülümsemek Neden Sevgidir? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  52. En İyi Call of Duty Oyunu Hangisi? CoD 2'den Black Ops 2'ye Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  53. Max Payne 1 İncelemesi: Neden İlk Oyun Daha İyi? Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  54. Kırmızı Paltolu Kız: Yalnız Bir Gencin Son Günü (Öykü) Özgün Söz · yunusemreuludag ·
  55. Oyun Oynayan Erkekle Evlenilir mi? Gamer Erkeğin Avantajları Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  56. Utanma Duygusu Neden Önemlidir? Gelişmişliğin Göstergesi Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  57. Bir Fotoğraf Karesinde Yalnız Olmak: Varoluş Acısı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  58. Mustafa Kemal'e Bakışım: Sevgi mi, Tapınma mı? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  59. Kimse Beni Anlamıyor Hissi: Anlaşılamamanın Anlamı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  60. Kendisiyle Zaman Geçirmeyi Seven İnsanın Özellikleri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  61. Açıldı Öbür Dünyaya Perdeler Özgün Söz · CanAhmet ·
  62. Bir İnsanın Özünü Görmek: Yazışarak Kurulan Derin Bağ Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  63. Sigmund Freud Bilimsel mi? Freud'a Neden Saygı Duyuyorum Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  64. Herkesin Kitap Okumaya İhtiyacı Var mı? Düşünmenin Önceliği Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  65. Kadınların Zeki Erkek Takıntısı: Başarı Zeka Değildir Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  66. Nitelikli Erkek Neden Her Kadının Peşinden Gitmez? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  67. Türkiye'deki Eğitim Sistemi Nasıl Olmalı? Yeteneğe Göre Eğitim Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  68. Kendini Bu Dünyaya Ait Hissetmemek: Nedenleri ve Anlamı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  69. Osman Gazi: Osmanlı'nın En İyi Padişahı Neden Osman Bey? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  70. Bir Kadının Ruhunu Hissetmek: Uzaktan Sevginin Yakınlığı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  71. Freud mu Dostoyevski mi? Psikolojiye En Büyük Katkıyı Kim Yaptı? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  72. Evde Hiç Sıkılmadan Zaman Geçiren İnsanlar: Derin İnsanın Hayatı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  73. Kötüyle Kötü Olma: Annemden Öğrendiğim Hayat Düsturu Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  74. Oyuncular Neden Onlarca Hayat Yaşar? Oyun Oynamanın Anlamı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  75. Sapiyoseksüel (Sapyoseksüel) Nedir? Zekaya Çekilmek Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  76. Kendini Bir Başkası Üzerinden Tanımlamak Basitlik mi? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  77. En Faydalı Bilim Dalı Hangisi? Psikoloji ve Sinirbilim Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  78. Beyin Senkronizasyonu: Neden Bazı İnsanlarla Uyumluyuz? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  79. Beyinler Arası İletişim: Telepati ve Duygusal Senkronizasyon Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  80. Erkek Arkadaşlar Neden Sarılmaz? Dostluk ve Samimiyet Üzerine Özgün Aforizma · yunusemreuludag ·
  81. Hayatta En Tatmin Edici Şey: Bir Bilgenin Öğrencisi Olmak Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  82. Buluşmak Nedir? Birini Düşünmek de Bir Buluşmadır Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  83. Doğruya Ulaşmanın En İyi Yolu Kitap mı, Düşünmek mi? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  84. Anı Yaşamak mı, Hayatı Düşünmek mi? Carpe Diem'e Karşı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  85. Onurokrasi Nedir? Onurlu İnsanların Yönettiği Ülke Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  86. Kitap Okumak İnsanı Bilge Yapar mı? Bir Bilgeden Öğrenmek Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  87. Zeki İnsanlar Nasıl Eğlenir? Zekanın Eğlence Anlayışı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  88. Tüm Zamanların En Entelektüel Cümlesi Özgün Aforizma · yunusemreuludag ·
  89. Bize Yakışanı Yapmak (Şiir) Özgün Söz · yunusemreuludag ·
  90. Çok Düşünmekten Kafayı Sıyırmak: Bir Düşünce Seansının Günlüğü Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  91. Akademik Eğitim mi, Bir Bilgenin Öğretileri mi? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  92. Her Şey Duygularla İlgilidir: Samimiyeti Belirleyen Şey Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  93. Bir Erkeğin Zihnini Merak Eden Kız: Zekaya Duyulan Çekim Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  94. Zeki İnsanlar Neden Yalnız, Başarısız ve Yoksul Olur? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  95. Evrenin En Karmaşık Yapısı Nedir? İnsan Beyni Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  96. Mustafa Kemal'e Bakışımı Değiştiren Tek İnsan: Annemin Etkisi Özgün Fikir · yunusemreuludag ·
  97. Sevgili Aramayan Erkek: En Karizmatik Erkek Kimdir? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  98. Zayıf Görülen İnsanın Gizli Gücü: Derin Bir Yürek Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  99. İzlenmemesi Gereken Diziler ve Yerine İzlenecek Kaliteli Diziler Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  100. Eğlence Anlayışım: Ahlaklı ve Zeki İnsanlarla Bir Dünya Kurmak Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  101. Nitelikli Eser Nasıl Anlaşılır? Kaliteli Sanatın Ölçütleri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  102. İçsel Keşif Nedir? Kendini Keşfetmenin Yolu Özgün Fikir · yunusemreuludag ·
  103. Bilge Kimdir? Bir Bilgeyi Takip Etmenin Değeri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  104. Gerçek Mutluluk Nedir? Hayatın Anlamı Üzerine Kızıma Öğütler Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  105. Bir Kızla Cinsellik Dışında Neler Yapılabilir? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  106. Karakter Değişir mi? Güçlü Karakterin Değişmezliği Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  107. İlk Buluşmada Seks Yapmak Doğru mu? Seksi Hak Etmek Üzerine Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  108. Overthinking Hastalık Değildir: Çok Düşünmenin Acısı ve Değeri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  109. Erdem Nedir? Bilge Kağan Örneğiyle Sabır, Anlayış ve Tevazu Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  110. Bir İnsanı Değiştirmek Mümkün mü? Ahlakın İnsanlara Etkisi Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  111. Saygı ile Sevgi Arasındaki Fark: Nitelikli Sevgi Saygıdan Doğar Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  112. Kendini Telkin Etmek: Zor Zamanlarda Güçlü Kalmanın Yolu Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  113. Evlilik Dışı Seks ve Alkol Ruhu Kirletir mi? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  114. Overthinking Nedir? Çok Düşünmekten Zevk Almak Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  115. Öd Tengri Yaşar Sözü ve Türklerin Yaşayan Bilgeliği Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  116. Fikirsel Yalnızlık Nedir? Farklı Düşünen İnsanın Yalnızlığı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  117. İnsan Kaliteli Olur mu? Kalite ve Nitelik Farkı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  118. Anne Demek Ev Demektir: Annenin Kaybı Üzerine Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  119. Kitap Tavsiyeleri: Dostoyevski, Freud ve Tolstoy Neden Okunmalı? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  120. The Godfather (1972) İncelemesi: En İyi Sahneler ve Detaylar Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  121. 12 Angry Men (12 Öfkeli Adam): Saf ve Ahlaki Bir Başyapıt Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  122. En İyi Filmler: Başyapıt Saydığım 10+1 Film Önerisi Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  123. Zeka Nedir? Gerçek Zekanın Göstergeleri ve Zeka Testleri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  124. İlkokul Mezunu Olmak Cahillik midir? Diploma ve Zeka Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  125. Ahlaki Zeka Nedir? Ahlaki Zekası Yüksek İnsanın Özellikleri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  126. Muhammad Ali Neden Tüm Zamanların En İyi Boksörü? Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  127. Malcolm X Kimdir? Hayatı, Sözleri ve Muhammad Ali ile İlişkisi Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  128. Gerçek Yalnızlık Nedir? Tercih Edilen Yalnızlık Sahte midir? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  129. İdeolojilere Gönül Vermemek: Kendi Fikirleriyle Yaşamak Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  130. Zeki İnsanlar Neden Sosyal Değildir? Zeka ve Sosyallik Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  131. Düzgün Erkek Yok Diyen Kadınlar: Sorun Nerede? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  132. Black Mirror White Christmas İncelemesi: Bilinç ve Acı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  133. Zeki Kadınlar Neden Yalnız Olur? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  134. Para İçin Yaşamak Yanlış mı? Paranın Hayattaki Yeri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  135. The Godfather ve Karamazov Kardeşler: Sanatın Zirvesi Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  136. Zaman Üzerine: Evrendeki En Büyük Güç Özgün Tespit · yunusemreuludag ·
  137. Kangal Köpeğinin Özellikleri: Türklerin Mirası Kangal Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  138. Hoşnutsuzluk Nedir? En İyi Eserler Neden Mutsuzluktan Doğar? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  139. Tutunamamak: Derin ve Hassas İnsanlar Neden Başarısız Olur? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  140. Erkekler Neden Hep Seks Düşünür? Derinlik ve Otokontrol Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  141. Hayata Dair Tespitler: Onur, Yalnızlık, Karakter ve Zeka Özgün Tespit · yunusemreuludag ·
  142. Herkes Sevilebilir Ama Herkes Anlaşılamaz Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  143. Sosyalleşmek İnsanı Vasatlaştırır mı? Zeki İnsan ve Kalabalık Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  144. İnsanı En Çok Ne Çeker? Derin Bir Sohbetin Çekiciliği Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  145. Saygıyı Hak Eden İnsan Modeli: Onuru ve Değerleri Olan İnsan Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  146. Zeki Kadın mı, Eğlenceli Kadın mı? Gerçek Eğlence Nedir? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  147. Çok Zeki Olmanın Dezavantajları: Aşırı Zeki İnsanın Yalnızlığı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  148. Okumak mı, Düşünmek mi? Kitap Okumak İnsanı Zeki Yapar mı? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  149. LGBT'ye Saygı Duymamak ile Saygısızlık Arasındaki Fark Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  150. Derin ve Zeki İnsanlar Neden Daha Çok Acı Çeker? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  151. Mutsuzluk Neden Gereklidir? Mutluluğun Değeri Üzerine Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  152. Varoluş Üzerine Bir Söz: Sorular Bitince Umut da Biter Özgün Söz · yunusemreuludag ·
  153. Breaking Bad Neden En İyi Dizi? Televizyonun Sanat Eseri Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  154. Dizi Tavsiyesi: Nedenleriyle En İyi 62 Dizi Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  155. Nasıl İnsan Olunur? Hayatıma Yön Veren 108 Değer Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  156. Gerçek Eğlence Nedir? Nitelikli İnsanlarla Derin Sohbet Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  157. 30 yaşına gelince gençliğin bitmesi Özgün Tespit · uyuyandusunur ·
  158. İnsan Neden Sanat Yapar? Sanatın Acıdan Doğuşu Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  159. Çok Düşünmek Hastalık mı, Erdem mi? Düşünmenin Değeri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  160. Dünyevi Arzulardan Arınmak: Maddeden Soyutlanmanın Değeri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  161. Libidosu Yüksek Kadın mı, Kadının Libidosunu Yükselten Erkek mi? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·

Nisan 2026 25 yazı

  1. Diziler Sanat mıdır? Televizyonu Sanata Dönüştüren 6 Dizi Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  2. Amerikan Dizileri mi, İngiliz Dizileri mi? Black Mirror Örneği Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  3. Deneme Nedir? Edebiyatta Deneme Türünün Özellikleri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  4. Zevklerin aslında anlamsız olması Özgün Düşünce · uyuyandusunur ·
  5. Sessizce Ve Gizlice Özgün Söz · CanAhmet ·
  6. Zeki Kızlar Nasıl Bir Erkeğe Hayran Olur? Zeka ve İlişki Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  7. Soap Ölmedi mi? Modern Warfare 3 Devam Hikayesi (Hayran Kurgusu) Özgün Fikir · yunusemreuludag ·
  8. Netflix Dizileri Neden Kötü? Abartılan Diziler Üzerine Eleştiri Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  9. Hayatın Anlamı Nedir? Kızıma Gerçek Mutluluk Üzerine Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  10. İnsanı Değerli Yapan Şeyler: Onur, Sükunet ve Dik Duruş Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  11. Erkeğin Ortamda Çizilen Karizmasını Düzelten Kız Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  12. Hiçbir İdeolojiye Bağlanmamak: Özgür Düşünen İnsan Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  13. Kadınlar İstediği Her Erkeği Elde Edebilir mi? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  14. Brave Tarayıcı İncelemesi: Reklamsız ve Arka Planda Video Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  15. Psikiyatri Servisinde Yatmak: 6 Yatıştan Gerçek Gözlemler Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  16. Enel Hak Ne Demek? Hallac-ı Mansur'un Sözünün Gerçek Anlamı Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  17. Manipüle Edilmemek İçin Ne Yapmalı? Manipülasyondan Korunmak Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  18. Günümüz çağında bir insana 24 saatin yetmemesi Özgün Çıkarım · uyuyandusunur ·
  19. Yolun Sonu Özgün Söz · Praksis ·
  20. İmkânsız Aşk Özgün Söz · CanAhmet ·
  21. Sevilmek mi, Anlaşılmak mı? Doğuştan Yalnız İnsanlar Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  22. The Godfather Üçlemesi İncelemesi: Oyunculuk, Sahneler ve 3. Film Özgün Analiz · yunusemreuludag ·
  23. Sosyal Medyada Birini Engellemek: Sorun Engelleyende mi? Özgün Düşünce · yunusemreuludag ·
  24. En Mükemmel Tanışma Şekli: Kadın ve Erkeğin Doğal Tanışması Özgün Deneme · yunusemreuludag ·
  25. Gece Özgün Söz · Feza_senaristi ·